Düşünme Vakti

Merhabalar, uzun zamandır herhangi bir konuda yazı yazmamıştım ve aklıma gerçekten yazmak istediğim bir konu geldi. Oldukça fazla soru içeren bu yazıda sizden isteğim, her sorudan sonra ,kendi cevaplarınızı aramanız ve okumaya öyle devam etmeniz. Umarım keyifle okursunuz.

Aslında hayatımızda her şey güzel giderken, antrenmanlarımızda aksaklık olmadığında veya herhangi olağan dışı bir durum yokken bu soru kimsenin aklına gelmiyor çünkü hayatın akışına kaptırıyoruz kendimizi. Bana sorarsanız her şey yolunda gitse bile , kendimize sormamız gereken , bizi hayatımızdaki olayları sorgulamaya iten bunun gibi soruları  kendimize sormalıyız. Buradan devam edersem konu çok daha derin bir yere gidecek o yüzden ben boğulmadan bu sorgulamanın alanımız olan sporla ilgisine doğru yöneleyim.

Ben çoğu zaman olduğu gibi bu zor dönemden de alabileceğimiz bir sürü dersin olduğunu düşünüyorum. Tabi ki sadece spor hayatımızla ilgili değil, genel olarak hayatımıza etki eden çoğu şeyi sorgulayarak , daha bilinçli bir yaşam tarzı için notlarımızı almalıyız. Şimdi hepimiz şapkamızı önümüze koyup düşünelim çünkü bunun tam zamanı.

Yaptığımız sporu ne için yapıyoruz? Maddi kazanç sağladığımız için? Egomuzu tatmin ettiğimiz için? Arkadaş ortamını sevdiğimiz için? Farklı yerler görme fırsatı elde ettiğimiz için? Haritalara ilgi duyduğumuz için? Bence bu sorulara verdiğiniz cevabın ne kadar doğru ve tutarlı olduğunu yaptığımız spor elimizden alınınca daha iyi anlarız. İşte bu yüzden sorgulamanın tam zamanı diyorum. Mesela,  ben bu dönemde en çok yarışma havasına girmeyi, rekabeti özlüyorum ve anlıyorum ki benim spordan aldığım en büyük zevklerin başında bu mücadeleci ruh geliyor. Arkadaş ortamını özlüyoruz demek ki sporun bizim hayatımızda sosyal bir alan olarak önemli bir birleştirici görevi var. Siz bu dönemde en çok neyi özlüyorsunuz ? Daha öncesinde, yani özlediğiniz parçalara sahipken, bu parçaların ne kadar kıymetli olduğunun  farkında mıydınız? Malesef bazı şeylerin kıymetini kaybedince anlıyoruz. Tüm bu soruları kendi kendimize sormamızın ve cevaplamamızın  en önemli katkısı , bizi neyin mutlu ettiğinin, neyin motive ettiğinin farkına vararak karşılaştığımız zor dönemlerde onlara sıkı sıkıya sarılmamız gerektiğini anlamamız olacaktır.

 

Her karanlık dönemin ardından mutlaka aydınlık bir dönem gelir, bizim için değerli olan o karanlık döneme girerken sahip olduğumuz maddi ve manevi değerlerin ne kadarını aydınlık döneme kaybetmeden taşıdığımızdır. Karanlık dönemde kaybettiklerimiz  ve aydınlık dönemde elimizde kalanlar ,bize yaptığımız sporla, motivasyonumuzla, hedeflerimizle ilgili birçok şey anlatır ve aklımızdaki soruların cevaplarını verir. 

 

Özel olarak bahsetmek istediğim bir diğer konu ise hedeflerimiz ve planlarımız. Normal bir sezon düşünün, tüm yarışların tarihleri belli, kamplar ayarlanmış, uçak biletleri hazır… aklınızda bir yarış var ve motivasyonunuz üst düzeyde… deli gibi antrenman yapıyorsunuz… dur durak yok şampiyon, sonunda kürsü var bu yolun…. sonrasında bir karanlık… tüm yarışlar iptal olmuş, biletler yanmış, kamplar ertelenmiş… evet evet önceki cümleden kalan ve  bahsetmediğim bir kelime var ”motivasyon”.  Tüm planlar suya düştü , antrenmanlar bırakıldı veya en iyi ihtimal azaltıldı.. e şimdi bitti mi her şey? Tabi ki bitmedi !!! Biz sporcuları ayakta tutan en önemli faktör motivasyondur. Peki motivasyon kaynağı nedir? Motivasyonun birçok kaynağı vardır ama benim bahsetmek istediğim kaynak hedeflerimiz ve planlarımız. Birçok kez , kısa, orta ,  uzun vadeli planlar yapmamız gerektiğini duymuşuzdur, işte bu planlar bu gibi dönemlerde fark yaratır. Kısa vadeli planlarımız ve hatta bazı orta vadeli planlarımız iptal olmuş olabilir peki ya uzun mesafeli planlarımız ? Uzun vadeli planlarımız ve hedeflerimiz bizi motive etmeye devam edecektir. Baştan söyleyeyim, uzun vadeli hedefiniz yoksa  ”O zaman ben bir hedef koyayım şimdi” diyerek rastgele hedefler koymamız pek işimize yaramayabilir. Elinizde olan veya olmayan birçok etmen sizin uzun vadeli planınıza etki edecektir. Ancak ve ancak doğru şekilde kesilip biçilerek konulan hedefler ve yapılan planlar sporcu olarak bizim motivasyonumuzu dimdik tutacaktır.

 

Şimdi motivasyon ve planlamayı birleştirelim. Şuraya uzun vadeli hedefi olmayan bir sporcu çizelim, evin içinde olsun ve çoğu zaman yatağın üstünde olsun, yanı başındaki masanın üstüne birçok atıştırmalık çizelim, eline de gün boyu düşmeyen bir telefon çizdik mi tablomuz tamamdır. 🙂  Birde uzun vadeli hedefi olan bir sporcu çizelim, evin içinde olsun ve çoğu zaman yatağın üstünde olsun, yanı başındaki masanın üstünde atıştırmalıklar olsun , elinde de telefon olsun. Bu iki resim tasviri arasında pek bir fark olmadığını fark etmişsinizdir hatta aynısı. Bu iki sporcu arasındaki fark zihinleri arasındaki farktır. Evet, uzun vadeli hedefi olmayan bir sporcuyu bu olağan dışı dönemlerde bu şekilde görmeniz kuvvetle muhtemeldir çünkü kademe yarışı iptal olmuştur ve önümüzdeki sezona hazırlanmak için önününde çok zaman vardır. Kısa vadeli hedefleri olduğu için motivasyonu ve hazırlık sürecide bu kısa vadeli planlar gibi kısa döngüler halinde gerçekleşir, gerçekleşir ama bu planlar uzun vadede bir amaca hizmet etmeyecektir. Gelin birde uzun vadeli hedefi olan sporcunun zihninin içine girerek farkı hayal edelim. İşler planlandığı gibi gitmese bile bu sporcu için hedefler büyüktür ve yükseklerdedir. Sporcu olarak hedefi birkaç yarış koşmak değildir, hedefi yıllar sonra belirlediği yere ulaşmaktır bu yüzden hemen duruma ayak uydurur ve kısa vadeli hedeflerini uzun vadeli ana hedefine uygun olarak değiştirir. Durum her ne olursa olsun kaldığı yerden aynı motivasyonla devam eder. Motivasyonunu kaybetmez çünkü hedefi hala oradadır ve o hedefe ulaşmak için neler yapması gerektiğinin farkındadır. Yol zorludur ama motivasyonu ara ara sallansa da yıkılmayacaktır.

Peki uzun vadeli hedefimiz yoksa, yaptığımız sporu ne için yaptığımızı sorgulayamıyorsak tamamen umutsuz mu olmamız gerekiyor ? Hiçbir şey için geç değildir, ne güzel demiş atalarımız zararın neresinden dönersen kardır diye. Benimde sürekli kullandığım bir söz vardır ” Yarışmada hata yapmayan kazanmaz, hatadan en erken döner kazanır” Sorgulayalım, düşünmeye zaman ayıralım ve harekete geçelim. Fiziksel olarak #evdekal desekte düşüncelerimiz her zaman sınırların ötesindedir,  özgürdür

”Umutsuzluk yok. Gün gelir; gül de açar, bülbül de öter.”

Sezai Karakoç

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir